Şimdi buraya oturup yazmaya başlayınca, anladım ki, bu benim "DİŞ" kelimesini kullandığım 3. post oluyor. Hem de arka arkaya.
Niye böyle oldu bilmiyorum.
Tesadüf herhalde.
Cumartesi günü diş doktorumuza kontrole gittik. Benim dişlerim çok sağlamdır. Bu yaşıma kadar ne bi çürük, ne bi dolgu, ne bi tel, hiç bir işlem görmemiştir dişlerim.
Sadece yılda bir diştaşı temizliği yaptırırım.
Benim dişler ne kadar sağlamsa, Semih'inkiler bi o kadar problemlidir. Hele bu yaz, bi ayağı sürekli doktordaydı denilebilir. Çok da ağırılar çekti canım:(
Bu sefer Baran'ı da götürdük. En arkadaki azı yerleri şişmiş. Onun dışında gayet muntazamdı ağızı:)
Semih'de yine problemli bi bölge göründü. Onun diş röntgeni çekildi. Doktorumuz inceledikten sonra, bize bildirecek. Henüz ne var ne yok, bilmiyoruz o yüzden.
Koltuğa ben kurulduğumda, nasıl olsa bu sefer de bişeyim yoktur güvencesiyle açtım ağızımı.
Herzamanki gibi,gözlerim tavanda, ağızımla ilgili övgüyü beklerken , bu övgünün geciktiğini anlıyaraktan gözlerimi doktorumuza çevirdim.
Bi kaşı kalkmıştı, "Sol arka tarafta bi çürük başlamış" dedi doktorumuz.
"Temizleyip dolgu yapacağım".
Çok şaşırdık tabii. Ama olabilir, doğaldır diye düşünürken sordu doktorumuz biraz şaşırarak "Hissetmedin mi?".
Ben "Yoo" derken, Semih "Mercan'ın ağrı eşiği çok yüksektir, bu yüzden doğum da yapamadı zaten" dedi.
Şimdi "What?!?" sorusu oluşmadan önce kısaca bunu da anlatıvereyim.
Ben normal doğum yapmak istediğim için, tarih belirlemeden, doğum anını bekledik.
Bi akşam vakti, kasılmalarım başlamıştı.
O zamanlar ağırı eşiğimin yüksek olduğunu bilmediğim için, pek bişey anlamamıştım. Sadece 10 dk'da bir karnım sertleşip gevşiyordu. Yani normal seyrin dışında bi olay yaşadığımın farkındaydım, ama acım, ağırım olmayınca önemsememiştim.
Yemekten kalkmıştık ve DVD izliyorduk. Film de çok güzeldi. Ben filme kaptırıp bu durumdan Semih'e bahsetmemiştim. Film bittiğinde, yerimden zor kalkmıştım.
Çünkü 2 saattir kasılan karnım yüzünden bitkin düşmüştüm. Bari doktorumu arayıp bi sorayım dedim, niye böyle diye.
Aradım, durumu anlattım.
Ben, yarın muayenehaneye geleyim mi diye sormak üzereyken, doktorum "Şimdi çıkın hastyaneye gidin, ben de gelip bakayım" dedi.
Biz gayet telaşsız bi şekilde ve de aylar öncesinden hazırladığım hastane çantamı da almayarak:) (çünkü daha 15 günümüz var diye biliyorduk) çıktık evden, gittik hastaneye.
Giderken Semih'in annesini (daha önceki bi postta demiştim kadındoğumcu olduğunu, doktorum da onun sınıf arkadaşı) de aldık yanımıza.
Doktorum beni muayene ederken, doğumun başladığını söylemişti. Hatta bu kadar sık aralıklarla kasılma sonucunda sancımın olmamasına şaşırmıştı.
Semih tekrar eve dönüp çantamı almak zorunda kalmıştı.
Biraz daha bekledikten sonra, bana suni sancı verdiler.
Ama tık yok. Bekleyip duruyoruz. Sonra bana ikinci suni sancıyı verdiler. Hemşireler, normalde iki suni sancıyı üst üste alan birinin, hastaneyi inlettiğini söylediler.
Ama ben yan dönüp, sabaha kadar uyumuştum:)
Yani bu dişimdeki çürüğü de hissetmemem böyle bişey.
Sonra diş doktorum bana, iğne isteyip istemediğimi sordu. Ben Semih'e bakıp, bu işlemin acıyıp acımadığını sordum. Yüz ifadesini gördükten sonra doktoruma iğne istediğimi söyledim.
"Bi deneyim" dedi ve ağızımda bişeyler yaptı.
Ben, hiçbişey hissetmediğim için, diştaşı temizliği yapıyor sandım:)
Geri çekilince, şaşırmış bi biçimde "Gerçekten hiçbirşey hissetmedin mi?" diye sordu.
Ben de saf saf nooldu ki dedim.
O da çürüğümü oyduğunu ve buna normalde iğnesiz kimsenin dayanamadığını söyledi.
Sonra tampon yerleştirdi ve dolgu yaptı. Ve nihayetinde de diştaşlarımı temizledi.
31 yaşında böyle bi ağıza sahip olduğum için de şanslı olduğumu söyledi:))
Ama mutlaka kontrollerimi aksatmamam gerekiyormuş. Baksanıza çürüğü bile hissetmiyorum. Ya hiç gitmeseydim diş doktoruna. O zaman daha vahim olurdu dişim herhalde.
İşte böyle iki vaka yaşayınca, anladım ki ağrı eşiğim gerçekten de yüksekmiş.
Ama enteresan bi durumdur ki, bi o kadar da tırsığımdır!
Biyerime bişey olacak, canım yanacak diye ödüm kopar mesela :))
Aslında bu durum hiç de iyi birşey değil.
Çünkü ciddi durumlarda vücut ağrı sızı ile sinyal veriyor.
Belki yaşlandıkça düşer ağrı eşiğim, bilmiyorum.