RedMercan

Pazartesi, Kasım 13, 2006

Dişmacununu ortasından değil, ucundan sık!



Evliliğimizin başında bunu söyleyen ben değil, Semih’ti:)
Semih ne kadar düzenli, dakik, tezcanlıysa, ben de onun tam tersiyim.
O, bütün eşyalarını eliyle henüz bırakmış gibi anında bulur. Ben ise aradığım şeyi kattiyen anında bulamam, onun yerine o an lazım olmayan birsürü ıvır zıvır geçer elime.
Mesela çocukları aşıya götüreceğiz, aşı kartları lazım. Tam evden çıkmadan önce, ararım onları (gideceğimiz süpriz ya:))!
Güzel kütüpanemizin güzel görünmeyen kısmında(yani benim), üst üste istiflenmiş yığının arasında ararım onları. Ya Baran’ınkini bulur, Aslan’ınki hala kayıptır. Ya da tam tersi olur.
Ve her seferinde, kadın şunları birarada tutsana derim kendi kendime! Ama her aşı dönüşü, sokuştururum yine biyere.
Ama Semih’e mesela askerliği ile ilgili önemsiz bi belge sorun (ki yıllar, yıllar, yıllar oldu yapalı), anında şak diye bi dosya açar ve dınk diye bulur. İşte her aradığını böyle bulur Semih. Çünkü her bişeyi muntazam, hep olması gerektiği yerdedir.
Gıptayla bakarım onun dergilerde gibi duran dolabının düzenine. Aynısını yaparım bazen, ama ancak bikaç gün keyfini çıkarabilirim sonra yine eski karman çorman haline dönüşür.
Haliyle dişmacununu ortasından vırç diye sıkan benim.
Şimdi bu kadar düzenli bi insan eline ortasından mıncıklanmış bi macun alırsa noolur, ne hisseder? Hiç de iyi hissetmez.
Peki aynı şekilde (yaw, düzenlinin karşıtı düzensiz insan, ama düzeniz kelimesi dağınıklığı, pasaklılığı çağırıştırıyor, ama kesinlikle öyle değilim, yani evim ve çocukların eşyası her zaman muntazam ve derli topludur, o yüzden ben kendime "rahat" ve "geniş" kelimelerini yakıştıracağım:)), "rahat" bi insan eline macunu alıp da içinden geldiği gibi, yıllarca alıştığı gibi sıkamazsa ne olur? Kasılır, mutsuz olur.
Biz de gerilmeyelim, birbirimizi germeyelim diye, ayrı dişmacunları kullanıyoruz.
Tezgahın solunda eziş büzüş duran benimki, sağda ve ilk alındığı günkü gibi duran ve sadece boydan kısalan ise Semih’inki.
Başta da söylediğim gibi, ben onun tam tersi, yani zıttıyım ya. Bundan doğan kullanım farklılığından dolayı, evimizdeki bazı eşyadan iki tane bulunur. İstediğimiz gibi rahat rahat kullanalım diye.
Şimdi burada aramızdaki farklılıkları yazsam, bu post uzar gider, bi türlü de bitemez. Hiç mi ortak yönümüz yok? Var, ama çok az. Fakat bizim için en önemlisi, birbirimizi olduğumuz gibi kabul edip, değiştirmeye çalışmamamız. Ve de alışkanlıklarımıza, zevklerimize, ilgi alanlarımıza karışmayıp, birbirimizi kısıtlamamamız.
Yani özetle kendine saygı duyulmasını istiyorsan, karşındakine de saygı duy. Kimsenin kendin gibi olmasını bekleme, hem kendin hayal kırıklığına uğrarsın, hem de uğratırsın:)
Şu ya da bu olacak demek yerine ortada buluşmak, alternatif bulmak her zaman en güzeli:)

(P.S.: Üstteki çizim Cindy Woods'a ait)

11 Comments:

  • At 5:28 PM, Blogger renkler said…

    Çok güzel yapıyorsunuz birbirinizin fikirlerine saygı duyarak... Ben de her uç konuda bir orta yol bulunur diye düşünüyorum. Ben şu diş macunu olayını çözebilmiş değilim. Yani ortadan sıkılsa ne olur değil mi? Acaba eşinin çocukluğunda böyle bir baskı uygulanmış mı? Eşine bir sorar mısın? Yoksa bu yapı ile ilgili bir durum mu? Öptüm canım:-)

     
  • At 5:32 PM, Blogger annelog said…

    Hah aşı kartları durumu bende de var!! Benim eşim de müthiş tertiplidir. Yok ben olamıyorum onun gibi. İyi yanlız değilim:)

     
  • At 6:27 PM, Blogger KUGUU said…

    Bayildim okurken ve 40 yil dusunsem kult evlilik sorunu dismacunu nun bu sekilde cozulebilecegi aklima gelmezdi sahsen:)SUPERSINIZ size masallah diyorum.

     
  • At 10:23 AM, Blogger Mercan said…

    RENKLERcin. Dişmacunu sadece bi örnekti. Yani bu, yapısıyla ilgili. Çok düzenli ve tertipli. Annesi, babası böyle değil. Yani eşiminki doğuştan bi huy. Çocukluğunda da böyleymiş. Kardeşi mesela tam tersi:)
    Şimdi merak ediyorum, bizim veletlerden hangisi ona çekecek:))

    ANNELOG, ben de sevindim yalnız olmadığıma:))

    Canım KUĞUcum, sen bi de kulağını çekip tahtaya vur:) Çünkü zor bu kadar zıt iki insanın aynı evde yaşaması. Mecbursun çözüm üretmeye:))

     
  • At 2:10 PM, Blogger kurunane said…

    allah bozmasın mutluluğunuzu.

    zıt kutuplar kanunu işte. biz de de tam tersine eşim düzensiz ben ona göre daha düzenliyim. hep son dakka golü evden çıkacağımız zaman bişeler arar ve bulamaz, bana sorar.

    önceleri ona ait şeyleri de kaybolmasın diye ortadan kaldırıyordum. aaaa baktım adam iyice bana güvenip yayılmaya başladı, bende bazı şeylerin kaybolmasına gözyumdum ki azıcık kendini toparlasın diye :))

     
  • At 3:18 PM, Blogger ceyda'nın tükkanı said…

    Super bir çözüm bulmuşsunuz:) En doğrusu da bu zaten, yoksa iki taraf için de çok zor oluyor:)

     
  • At 12:05 PM, Blogger KUGUU said…

    Merak etme MERCANcgm vurmustum tahtaya, dilimi de isirmistim:)))

     
  • At 3:15 PM, Blogger Mercan said…

    KURUNANAcim, teşekkür ederim. Toparladı mı bari eşin kendini? Kendimden biliyorum, azcık düzelsek de, can çıkar huy çıkmaz:))

    CEYDAcım, bir teknenin yürümesi için iki tarafın da kürek çekmesi lazım:))

    Tahmin etmiştim zaten KUĞUcum:) Öptüm:)

     
  • At 10:54 PM, Blogger Age35 said…

    Bayıldım bu çözüme ben ...

     
  • At 11:04 AM, Blogger Mercan said…

    Biz de rahat ettik AGE:)

     
  • At 12:59 PM, Blogger boripori said…

    bizdeki durum da tam tersi, koordinatlarını son derece net olarak verdiğim yerleri bile bulamaz eşim, oysa ben gece karanlığında bile bulurum aradığım şeyi (çoğu zaman tabii:))neyse ki böyle, ya evdeki iki kişi tertipsiz olaydı?? herikisinin de düzenli olmasında mahsur yok:)

     

Yorum Gönder

<< Home

 
Google