<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538</id><updated>2009-02-21T09:21:17.584+02:00</updated><title type='text'>RedMercan</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>24</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116421435481349105</id><published>2006-11-22T18:21:00.000+02:00</published><updated>2006-11-23T16:27:43.176+02:00</updated><title type='text'>Teletubbies</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1980/3716/1600/989735/th_tub65.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1980/3716/320/331161/th_tub65.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Teletubbies'leri bilmeyen yokur herhalde. Özellikle çocuk sahibi olanlar:)&lt;br /&gt;Baran iki yaşlarındayken ilgi duymaya başlamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-3 arası, sürekli izlemek istiyordu. O zamanlardan kalan birsürü VCD'miz var. Bazıları ise kullanılmaktan eskimiş, çizik içersinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Aslan'a izlettiriyorum. Ama henüz pek ilgisini çekmiyor. O daha çok Fimbles'lere bayılıyor:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1980/3716/1600/177318/tambourine.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1980/3716/320/754582/tambourine.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Baran zamanında Semih'le bayağı bi tartışırdık, Teletubbies'ler homo mu değil mi diye.&lt;br /&gt;Bu konuyla ilgili birsürü yazı da bulunuyor internette.&lt;br /&gt;Oturup resmen okumuştuk, Teletubbies'ler nedir, ne değildir diye:)&lt;br /&gt;Yıllar önce, ATV'de hergün vardı. Sonra böyle tartışmalar çıkınca, kaldırılmıştı galiba.&lt;br /&gt;BBC'de ise yıllardır gösteriliyor. Hala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1980/3716/1600/367671/untitled.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1980/3716/320/240164/untitled.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Üstelik burada sayılı Teletubbies oyuncakları varken, Avrupa'daki oyuncakçılarda bir sürü çeşit var.&lt;br /&gt;Hatta seneler önce, bi yurtdışı gezimizde, birtane Teletubbies diyarı görmüştüm ki, havuzlu kaydıraklı, su koyulup oynanıyor, aklım hala onda kalmıştır benim. Ama babamızın birsürü elektronik ıvır zıvırı yüzünden, yani evde suyla oynamak yasak olduğundan, alamamıştım.&lt;br /&gt;Sanırım Baran'a alma fikri bahaneydi, naapalım oyuncak şahaneydi:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilerde tekrar izlediğimde, yine aklıma geldi bu konu.&lt;br /&gt;Mor olan eşcinsel, sarı olan çinli, yeşil olan zenci ve kırmızı olan da çocukmuş.&lt;br /&gt;Ve bunların kafalarının üzerlerindeki şekiller, bir tür sembolmuş. Hatta her birinin kendine ait bir eşyası var ki (şapka, çanta top ve bisiklet), bunlar da bişeyi simgeliyormuş. Ve de renkleri tabii ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1980/3716/1600/434893/th_tub25.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1980/3716/320/348899/th_tub25.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yani anlayacağınız, adamlar oturup bayağı bi araştırma-analiz filan yapmışlar.&lt;br /&gt;Biz de oturup okumuştuk:)&lt;br /&gt;Ve "vay bee, çocuğumuz ne izliyormuş böyle" olmuştuk.&lt;br /&gt;Ama izlemesinde bi sakınca görmemiştik. Çünkü 2-3 yaşlarındaki çocukların inanılmaz keyif aldıkları bi yapım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah BBC'de rastlarken, aklıma geldi işte:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116421435481349105?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116421435481349105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116421435481349105' title='20 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116421435481349105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116421435481349105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/11/teletubbies.html' title='Teletubbies'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116394939526568821</id><published>2006-11-19T16:37:00.000+02:00</published><updated>2006-11-19T23:15:18.976+02:00</updated><title type='text'>Ağrı eşiğim çok yüksek benim</title><content type='html'>Şimdi buraya oturup yazmaya başlayınca, anladım ki, bu benim "DİŞ" kelimesini kullandığım 3. post oluyor. Hem de arka arkaya.&lt;br /&gt;Niye böyle oldu bilmiyorum.&lt;br /&gt;Tesadüf herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi günü diş doktorumuza kontrole gittik. Benim dişlerim çok sağlamdır. Bu yaşıma kadar ne bi çürük, ne bi dolgu, ne bi tel, hiç bir işlem görmemiştir dişlerim. &lt;br /&gt;Sadece yılda bir diştaşı temizliği yaptırırım.&lt;br /&gt;Benim dişler ne kadar sağlamsa, Semih'inkiler bi o kadar problemlidir. Hele bu yaz, bi ayağı sürekli doktordaydı denilebilir. Çok da ağırılar çekti canım:(&lt;br /&gt;Bu sefer Baran'ı da götürdük. En arkadaki azı yerleri şişmiş. Onun dışında gayet muntazamdı ağızı:)&lt;br /&gt;Semih'de yine problemli bi bölge göründü. Onun diş röntgeni çekildi. Doktorumuz inceledikten sonra, bize bildirecek. Henüz ne var ne yok, bilmiyoruz o yüzden.&lt;br /&gt;Koltuğa ben kurulduğumda, nasıl olsa bu sefer de bişeyim yoktur güvencesiyle açtım ağızımı. &lt;br /&gt;Herzamanki gibi,gözlerim tavanda, ağızımla ilgili övgüyü beklerken , bu övgünün geciktiğini anlıyaraktan gözlerimi doktorumuza çevirdim. &lt;br /&gt;Bi kaşı kalkmıştı, "Sol arka tarafta bi çürük başlamış" dedi doktorumuz. &lt;br /&gt;"Temizleyip dolgu yapacağım". &lt;br /&gt;Çok şaşırdık tabii. Ama olabilir, doğaldır diye düşünürken sordu doktorumuz biraz şaşırarak "Hissetmedin mi?".  &lt;br /&gt;Ben "Yoo" derken, Semih "Mercan'ın ağrı eşiği çok yüksektir, bu yüzden doğum da yapamadı zaten" dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Şimdi "What?!?" sorusu oluşmadan önce kısaca bunu da anlatıvereyim. &lt;br /&gt;Ben normal doğum yapmak istediğim için, tarih belirlemeden, doğum anını bekledik. &lt;br /&gt;Bi akşam vakti, kasılmalarım başlamıştı. &lt;br /&gt;O zamanlar ağırı eşiğimin yüksek olduğunu bilmediğim için, pek bişey anlamamıştım. Sadece 10 dk'da bir karnım sertleşip gevşiyordu. Yani normal seyrin dışında bi olay yaşadığımın farkındaydım, ama acım, ağırım olmayınca önemsememiştim.&lt;br /&gt;Yemekten kalkmıştık ve DVD izliyorduk. Film de çok güzeldi. Ben filme kaptırıp bu durumdan Semih'e bahsetmemiştim. Film bittiğinde, yerimden zor kalkmıştım. &lt;br /&gt;Çünkü 2 saattir kasılan karnım yüzünden bitkin düşmüştüm. Bari doktorumu arayıp bi sorayım dedim, niye böyle diye. &lt;br /&gt;Aradım, durumu anlattım. &lt;br /&gt;Ben, yarın muayenehaneye geleyim mi diye sormak üzereyken, doktorum "Şimdi çıkın hastyaneye gidin, ben de gelip bakayım" dedi. &lt;br /&gt;Biz gayet telaşsız bi şekilde ve de aylar öncesinden hazırladığım hastane çantamı da almayarak:) (çünkü daha 15 günümüz var diye biliyorduk) çıktık evden, gittik hastaneye. &lt;br /&gt;Giderken Semih'in annesini (daha önceki bi postta demiştim kadındoğumcu olduğunu, doktorum da onun sınıf arkadaşı) de aldık yanımıza.&lt;br /&gt;Doktorum beni muayene ederken, doğumun başladığını söylemişti. Hatta bu kadar sık aralıklarla kasılma sonucunda sancımın olmamasına şaşırmıştı.&lt;br /&gt;Semih tekrar eve dönüp çantamı almak zorunda kalmıştı.&lt;br /&gt;Biraz daha bekledikten sonra, bana suni sancı verdiler.&lt;br /&gt;Ama tık yok. Bekleyip duruyoruz. Sonra bana ikinci suni sancıyı verdiler. Hemşireler, normalde iki suni sancıyı üst üste alan birinin, hastaneyi inlettiğini söylediler. &lt;br /&gt;Ama ben yan dönüp, sabaha kadar uyumuştum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bu dişimdeki çürüğü de hissetmemem böyle bişey. &lt;br /&gt;Sonra diş doktorum bana, iğne isteyip istemediğimi sordu. Ben Semih'e bakıp, bu işlemin acıyıp acımadığını sordum. Yüz ifadesini gördükten sonra doktoruma iğne istediğimi söyledim.&lt;br /&gt;"Bi deneyim" dedi ve ağızımda bişeyler yaptı. &lt;br /&gt;Ben, hiçbişey hissetmediğim için, diştaşı temizliği yapıyor sandım:)&lt;br /&gt;Geri çekilince, şaşırmış bi biçimde "Gerçekten hiçbirşey hissetmedin mi?" diye sordu.&lt;br /&gt;Ben de saf saf nooldu ki dedim. &lt;br /&gt;O da çürüğümü oyduğunu ve buna normalde iğnesiz kimsenin dayanamadığını söyledi.&lt;br /&gt;Sonra tampon yerleştirdi ve dolgu yaptı. Ve nihayetinde de diştaşlarımı temizledi.&lt;br /&gt;31 yaşında böyle bi ağıza sahip olduğum için de şanslı olduğumu söyledi:))&lt;br /&gt;Ama mutlaka kontrollerimi aksatmamam gerekiyormuş. Baksanıza çürüğü bile hissetmiyorum. Ya hiç gitmeseydim diş doktoruna. O zaman daha vahim olurdu dişim herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle iki vaka yaşayınca, anladım ki ağrı eşiğim gerçekten de yüksekmiş.&lt;br /&gt;Ama enteresan bi durumdur ki, bi o kadar da tırsığımdır!&lt;br /&gt;Biyerime bişey olacak, canım yanacak diye ödüm kopar mesela :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu durum hiç de iyi birşey değil.&lt;br /&gt;Çünkü ciddi durumlarda vücut ağrı sızı ile sinyal veriyor. &lt;br /&gt;Belki yaşlandıkça düşer ağrı eşiğim, bilmiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116394939526568821?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116394939526568821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116394939526568821' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116394939526568821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116394939526568821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/11/ar-eiim-ok-yksek-benim.html' title='Ağrı eşiğim çok yüksek benim'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116362775970687181</id><published>2006-11-15T23:33:00.000+02:00</published><updated>2006-11-16T11:55:05.053+02:00</updated><title type='text'>Her sabah...</title><content type='html'>SABAH...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; "Baran'cım günaydıııın". Mucuk mucuk. "Hadi ama tatlım."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Baran, gözler kapalı, kalkar, giyinir, tuvaletini yapar (Mercan'ın yardımıyla).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Sofraya oturtulur (Mercan tarafından), gözler hala kapalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ağızına tost sıkıştırılır, kakaolu süt içirtilir (Mercan tarafından). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Gözler hala kapalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; "Aç gözlerini aaaa. Dişlerini fırçalayacağız."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Sihirli sözcükler DİŞLERİNİ FIRÇALAYACAĞIZ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Dınk, gözler açılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Baran cin gibidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Başlar şakımaya "Ben fırçalarım. Sonra diş duşu yapabilir miyim? &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  Ben kendim yapabilirim. Ben ayarlayacağım derecesini. Bıdı vıdı bıdı..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Aşağıya inilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  Apartman girişinde Baran hostes ablasına teslim edilir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  Servise binerken, hala konuşur "Bıdı vıdı bıdı..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;  ERTESİ SABAH...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; "Baran'cım günaydıııın." Mucuk mucuk. "Hadi ama tatlım."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yine herşey Mercan tarafından yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Taa ki sihirli sözcükler duyulana kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  "Dişlerini fırçalayacağız."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  "Bıdı vıdı bıdı" (gidene kadar).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   ERTESİ ERTESİ SABAH...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  "Baran'cım günaydıııın". Mucuk mucuk. "Hadi gel dişlerini fırçalayalım"&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;   Tık yok. Yemedi. Gözler hala kapalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Yine HERŞEY Mercan'ın asistanlığında yapılır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Var bu işte bişey, ama çözemedim daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bigoo.ws"&gt;&lt;img alt="Friendster images"  border="0" src="http://images.bigoo.ws/content/gif/cartoon/cartoon_290.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;p style="margin-top: 0; margin-bottom: 0"&gt;&lt;a href="http://www.bigoo.ws"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116362775970687181?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116362775970687181/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116362775970687181' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116362775970687181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116362775970687181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/11/her-sabah.html' title='Her sabah...'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116342258904200638</id><published>2006-11-13T13:14:00.000+02:00</published><updated>2006-11-13T17:51:23.586+02:00</updated><title type='text'>Dişmacununu ortasından değil, ucundan sık!</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/1600/untitled.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/320/untitled.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evliliğimizin başında bunu söyleyen ben değil, Semih’ti:)&lt;br /&gt;Semih ne kadar düzenli, dakik, tezcanlıysa, ben de onun tam tersiyim.&lt;br /&gt;O, bütün eşyalarını eliyle henüz bırakmış gibi anında bulur. Ben ise aradığım şeyi kattiyen anında bulamam, onun yerine o an lazım olmayan birsürü ıvır zıvır geçer elime.&lt;br /&gt;Mesela çocukları aşıya götüreceğiz, aşı kartları lazım. Tam evden çıkmadan önce, ararım onları (gideceğimiz süpriz ya:))!&lt;br /&gt;Güzel kütüpanemizin güzel görünmeyen kısmında(yani benim), üst üste istiflenmiş yığının arasında ararım onları. Ya Baran’ınkini bulur, Aslan’ınki hala kayıptır. Ya da tam tersi olur.&lt;br /&gt;Ve her seferinde, kadın şunları birarada tutsana derim kendi kendime! Ama her aşı dönüşü, sokuştururum yine biyere.&lt;br /&gt;Ama Semih’e mesela askerliği ile ilgili önemsiz bi belge sorun (ki yıllar, yıllar, yıllar oldu yapalı), anında şak diye bi dosya açar ve dınk diye bulur. İşte her aradığını böyle bulur Semih. Çünkü her bişeyi muntazam, hep olması gerektiği yerdedir.&lt;br /&gt;Gıptayla bakarım onun dergilerde gibi duran dolabının düzenine. Aynısını yaparım bazen, ama ancak bikaç gün keyfini çıkarabilirim sonra yine eski karman çorman haline dönüşür.&lt;br /&gt;Haliyle dişmacununu ortasından vırç diye sıkan benim.&lt;br /&gt;Şimdi bu kadar düzenli bi insan eline ortasından mıncıklanmış bi macun alırsa noolur, ne hisseder? Hiç de iyi hissetmez.&lt;br /&gt;Peki aynı şekilde (yaw, düzenlinin karşıtı düzensiz insan, ama düzeniz kelimesi dağınıklığı, pasaklılığı çağırıştırıyor, ama kesinlikle öyle değilim, yani evim ve çocukların eşyası her zaman muntazam ve derli topludur, o yüzden ben kendime "rahat" ve "geniş" kelimelerini yakıştıracağım:)), "rahat" bi insan eline macunu alıp da içinden geldiği gibi, yıllarca alıştığı gibi sıkamazsa ne olur? Kasılır, mutsuz olur.&lt;br /&gt;Biz de gerilmeyelim, birbirimizi germeyelim diye, ayrı dişmacunları kullanıyoruz.&lt;br /&gt;Tezgahın solunda eziş büzüş duran benimki, sağda ve ilk alındığı günkü gibi duran ve sadece boydan kısalan ise Semih’inki.&lt;br /&gt;Başta da söylediğim gibi, ben onun tam tersi, yani zıttıyım ya. Bundan doğan kullanım farklılığından dolayı, evimizdeki bazı eşyadan iki tane bulunur. İstediğimiz gibi rahat rahat kullanalım diye.&lt;br /&gt;Şimdi burada aramızdaki farklılıkları yazsam, bu post uzar gider, bi türlü de bitemez. Hiç mi ortak yönümüz yok? Var, ama çok az. Fakat bizim için en önemlisi, birbirimizi olduğumuz gibi kabul edip, değiştirmeye çalışmamamız. Ve de alışkanlıklarımıza, zevklerimize, ilgi alanlarımıza karışmayıp, birbirimizi kısıtlamamamız.&lt;br /&gt;Yani özetle kendine saygı duyulmasını istiyorsan, karşındakine de saygı duy. Kimsenin kendin gibi olmasını bekleme, hem kendin hayal kırıklığına uğrarsın, hem de uğratırsın:)&lt;br /&gt;Şu ya da bu olacak demek yerine ortada buluşmak, alternatif bulmak her zaman en güzeli:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(P.S.: Üstteki çizim Cindy Woods'a ait)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116342258904200638?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116342258904200638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116342258904200638' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116342258904200638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116342258904200638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/11/dimacununu-ortasndan-deil-ucundan-sk.html' title='Dişmacununu ortasından değil, ucundan sık!'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116314270346413483</id><published>2006-11-10T08:14:00.000+02:00</published><updated>2006-11-10T09:11:43.476+02:00</updated><title type='text'>Benim de başıma gelmişti!</title><content type='html'>Kapkaç haberleri aldı başını yine gidiyor.&lt;br /&gt;Benim de başıma gelmişti. Kapkaç değil de, hırsızlık.&lt;br /&gt;Bundan dört sene önceydi. Baran daha bir yaşına yeni basacaktı. Annemle bir alışveriş merkezinde dolaşıyorduk. O zamanlar hırsızlık bugünkü kadar yaygın değildi. Ya da ben farkında değildim. &lt;br /&gt;Baran pusetinde oturuyordu. Pusete asılı da büyüuk bi çantamız vardı. İçinde Baran'ın malzemeleri ve de malesef benim eşyalarım. &lt;br /&gt;Bi mağzaya girmiştik ve tezgahtar kızın tezgahın üzerine koyduğu giysilere bakıyorduk. Puset tam dibimizdeydi. Baran bize dönük olduğu için, çanta dışarda kalıyordu. Dışarda dediğim de yine de hemen yanımızda.&lt;br /&gt;Mağza boş sayılırdı. Ve içeride de 3-4 görevli vardı.&lt;br /&gt;Bişeyler beğenip kasaya yönelince, çantanın yok olduğunu farketmiştim.&lt;br /&gt;Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü içinde cüzdanımın, cep telefonumun, ev anahtarımın dışında arabanın ruhsatı ve anahtarı da vardı. Araba da alışveriş merkezinin hemen dışında duruyordu. &lt;br /&gt;Plakası ve modeli de ruhsatta yazılı olduğu için, hemen çalınabilirdi de.&lt;br /&gt;Şöyle birşey var; araba çalındığı zaman, siz her iki anahtarı da sigortacıya veremiyorsanız, o zaman arabanın parasını da alamıyorsunuz. Yani bu durumda arabamızı kendi elimizle teslim etmiş oluyoruz. Kıl bi durum ama gerçek.&lt;br /&gt;Neyse, tam o sırada, allah gönderdi herhalde, Semih'in annesi ve iki teyzesiyle burun buruna geldik.&lt;br /&gt;Durumu hemen anlattıktan sonra, bi teyzesi otoparka gidip, bi görevli bulup, bizim arabanın başına dikti.&lt;br /&gt;Annem Baran'ın başındaydı. Ahlaksızlar oğlumun mamasını da çaldığı için, kayınvalidem market bölümüne koşup biberon, mama, su vs. aldı.&lt;br /&gt;Ben de diğer teyzemizle güvenliğe gittik. Orada önce kartlarımı iptal ettirdim telefonla. Sonra da tutturdum, o mağzanın kamerası yok mu, izlemek istiyorum diye. Etrafımızda tezgahtar kızlar pır dönerken nasıl böyle bişey olabildi aklım almıyordu. Hiçbiri de bişey görmemiş.&lt;br /&gt;Günahlarını almak istemiyorum, ama bana olay biraz şüpheli gelmişti.&lt;br /&gt;Bana böyle bi hakkımın olmadığını söylediler. &lt;br /&gt;Sonra taxiye atlayıp en yakın karakola gidip zabıt tutturdum. Yanımda bayağı bi nakit vardı. Bi de polisten azar işittim, niye bu kadar para taşıyormuşum diye. Ben nereden bileyim başıma bunun geleceğini.&lt;br /&gt;Alışveriş merkezine döndüğümüzde, kayınbiraderim ve eşim de gelmişlerdi. Eşim yedek anahtarla bizim arabayı aldı. Ben, kayınvalidem, Baran da kayınbiraderimle döndük.&lt;br /&gt;Annem ve Semih'in teyzeleri yakın oturdukları için, eşim önce onları bıraktı eve.&lt;br /&gt;Eve dönünce de kapının kilidini değiştirttik. &lt;br /&gt;Daha sonra Semih araba servisimizi arayıp durumu bildirdi. Tabii bütün kilitlerin değişmesi ve bunun için de önce sipariş edilmeleri gerekiyordu. Yani öyle hemen olmadı bu iş. Bu süre zarfında da arabayı kullanamadım, ne olur ne olmaz diye.&lt;br /&gt;Tam o haftanın sonunda Baran'ın ilk doğumgünü kutlanacaktı. Fakat yavrum bu koşuşturma sırasında üşütmüştü galiba, çok hasta olmuştu. Ertelemek zorunda kalmıştık.&lt;br /&gt;Çantam aylar sonra bulundu. Karakoldan arayıp, almamı söylediler. İçinden sadece cep tel.im ve paralar alınmıştı. Diğer herşey duruyordu. Cüzdanımı, kimliklerimi, rujumu, biberonu filan bırakmışlardı, ama Baranın giysilerini ve bezlerini almışlardı!&lt;br /&gt;Ben tabii ki sadece kimliklerimi alıp, diğer herşeyi çantayla birlikte attım.&lt;br /&gt;O günden beri cüzdanımı, cebimi önümde, küçücük bi çantada taşıyorum (freebag değil ama). Çocuklarla olunca da çok rahat ediyorum, elim kolum serbest kalıyor. Çanta derdine düşmüyorum artık. &lt;br /&gt;Sadece çocuksuz gezdiğim zamanlarda istediğim çantayı kullanıyorum.&lt;br /&gt;Neredeyse her gece yine hırsızlık olaylarını dinleyince, aklıma geldi yine bu kötü anım.&lt;br /&gt;Ve kesinlikle alışveriş merkezlerinin güvenliğine inanmıyorum. Güvenlik elemanıymış, kameraymış, fasa fiso. Az kavga etmedim daha sonraki günler gidip de hesap sorduğumda. Ama nafile...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116314270346413483?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116314270346413483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116314270346413483' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116314270346413483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116314270346413483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/11/benim-de-bama-gelmiti.html' title='Benim de başıma gelmişti!'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116283179749620534</id><published>2006-11-06T17:57:00.000+02:00</published><updated>2006-11-06T18:49:57.513+02:00</updated><title type='text'>Karşılaştırma artık</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.bigoo.ws"&gt;&lt;img alt="Friendster"  border="0" src="http://images.bigoo.ws/content/image/cartoon/cartoon_108.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;p style="margin-top: 0; margin-bottom: 0"&gt;&lt;a href="http://www.bigoo.ws"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimde değil. Karşılaştırmadan duramıyorum bizimkilerin büyüme grafiğini.&lt;br /&gt;Neden bahsediyorum? Şundan; Baran ilk yılında yaşına göre iri bi bebekti. Kilolu değil, ama boylu poslu. Hep yüzde 90-95 persentilin içindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslanım ise ufak tefek. İlk yılı yüzde 25-50 persentil içersinde geçti. Şimdiki kilosu ve boyuna (ki neredeyse 15 aylık olacak) abisi 9-10 aylıkken sahipti.&lt;br /&gt;Doktorlarımız bunu normal buluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de farkındayım, her kardeşin gelişimi bir olmuyor.&lt;br /&gt;Ama napiyim. Takık durumdayım şu an Aslan'ın kilosuna ve boyuna. Miniğim 10 kg ve 78 cm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışmışım ben Baran'da mesela hep ayından ve yaşından büyük giysiler alıp giydirmeye. Şimdi bile yaşıtlarından daha uzun. Ama Aslan hala 9-12 ay giysileri giyebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenmesine de çok özen gösteriyorum. Hatta iyi de yiyiyor, bana bu konuda zorluk çıkarmıyor. Ama yine de ufak tefek gibi geliyor bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakın diğer çocukları, kardeşleri bile karşılaştırmamak lazım. Ama işte olmuyor. Neredeyse her gün çocuğun boyunu, kilosunu takip ediyorum (ki bu da çok yanlış).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi tek ben mi böyleyim, bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde iki çocuk sahibi olunca ve ikisinin de cinsiyeti aynı olunca, insan ister istemez karşılaştırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bigoo.ws"&gt;&lt;img alt="Images for your blog"  border="0" src="http://images.bigoo.ws/content/image/cartoon/cartoon_98.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;p style="margin-top: 0; margin-bottom: 0"&gt;&lt;a href="http://www.bigoo.ws"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116283179749620534?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116283179749620534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116283179749620534' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116283179749620534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116283179749620534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/11/karlatrma-artk.html' title='Karşılaştırma artık'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116257277063433670</id><published>2006-11-03T18:02:00.000+02:00</published><updated>2006-11-03T20:00:53.263+02:00</updated><title type='text'>Durum böyle olmamalıydı</title><content type='html'>Bir iki ay önce, ben bilgisayarın başındaydım, Semih de DVD seyrediyordu. Geceydi ve çocuklar uyuyordu.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0404390/"&gt;Film&lt;/a&gt; bir gangester filmiydi. Yani erkek filmi. Dolayısıyla ilgimi de pek çekmemişti. Bloglar arasında dolanıyordum, arada da filme bakıyordum.&lt;br /&gt;9-10 yaşlarında bi oğlan çocuğu vardı. Üvey annesi mi, üvey babası mı ne vardı. Gürültü patırtı. Bi yerden silah buluyor, evden kaçıyor. Meğer silah önemliymiş, mafya peşine düşüyo. Böyle bi film. Bol aksiyon, bol gürültü, artistik çekimler, yani tam erkek filmi, dediğim gibi.&lt;br /&gt;Filmin ortası ya da sonuna doğru. Semih "Eyvah, bunlar çocuğa bişey yapıcak galiba" dedi (ve bilmeden birkaç gecemi kararttı).&lt;br /&gt;Haliyle başımı kaldırıp baktım. İyi giyimli bir kadın ve erkek. Genç ve de iyi görünümlü. Sokakta olan çocuğu (hani evden kaçan) arabaya davet ediyorlar. Arabada da 5-6 yaşlarında bi kız ve bi de oğlan çocuğu var.&lt;br /&gt;Yine ilgimi çekmedi ve önüme döndüm. Ta ki bu karı koca, çocukları kendi evlerine getirene dek.&lt;br /&gt;Ev de çok güzel, modern, pırıl pırıl bi ev. Semih yine "Eyvah" dedi. Ben yine başımı kaldırdım ve baktım. Bakmaz olaydım. O evde yaşananlar, daha önce yaşanmış olanlar vs. midemi gerçek anlamda ulandırdı. Bağırmamak için ellerimi ısırıyordum. Dehşete düşmüş ve ağlıyordum. O sahneleri burada anlatmak bile istemiyorum. Sadece şunu söyleyeyim, bizim oğlan bi şekilde bi cep bulup annesini (ya da komşusu bilmiyorum) gizlice banyodan arayıp, gördüğü bi ilaç kutusunun üstündeki adresi söyleyip, kadının onu bulmasını sağlıyor (kıl payı ve allahtan). Kadın eve gidip, çantasında gizlediği silahla giriyor. Yine olanları anlatmayacağım.&lt;br /&gt;Sadece şunu söyleyeyim. Kadın orada nelerin döndüğünü anlayınca ( ki kadın kusuyor, ben de midemi tutuyorum), hemen cebini çıkartıp polisi arıyor. Dediği tek şey şu; " Bir ihbar bildirmek istiyorum. x adreste iki el silah sesi duydum"&lt;br /&gt;Ve derhal çantasındaki silahı çıkartıp bu ikisinin üstüne sıkıyor.&lt;br /&gt;Ben oturduğum yerden sıçrayıp kadını alkışladım, var gücümle.&lt;br /&gt;Daha sonra Semih internette film hakkındaki yorumları okuyunca, insanların benim gibi kalkıp kadını alkışladıklarını söyledi.&lt;br /&gt;O gece saat 4 e kadar uyuyamadım. Gidip gidip bebelerimi öptüm. Sonra birkaç gün boyunca hep aynı sahneleri düşünüp kahroldum, tiksindim ve çok da korktum. Çünkü bir gerçek vardı ortada. Benim izlediğim belki kurguydu. Ama bunlar gerçek hayatta var olan şeylerdi. Kendi yavrularımı, bütün çocukları düşünüp bayağı kötü günler geçirmiştim.&lt;br /&gt;Günler geçtikçe izlediklerimi unutmaya başladım. Üzerimdeki kötü etkisi geçmeye başladı.&lt;br /&gt;Ta ki şu zavallı, 17 aylık bebeğe yapılanları duyunca. Filmdeki sahneler bende yine hortladı. Kendi yavrum 14 aylık, bu bebe 17. Aklım almıyor, almak istemiyor.&lt;br /&gt;Allah kahretsin o anneye. En başta onu linç etmeli. Buna izin verdiği için. Nasıl oluyor da böyle sakat beyinler çocuk doğurabiliyor. Öteki 3 heriften hiç bahsetmek istemiyorum. Hapishanede şişlemeden önce çok güzel hallederler onları nasıl olsa.&lt;br /&gt;Fakat durum böyle olmamalıydı. O çocuğu doğuran ve yaşadıklarına göz yuman yaratık serbest mi kalmalıydı. Niçin cezasını ennn ağır şekilde çekmiyor. Nasıl oluyor da bu dişi yaratık ortadan kaybolabiliyor. Niçin o adamları sallandırmıyorlar. Bunlar gibi yaratıklara niçin sonlarının ne olacağını göstermiyorlar. Benim sinirden yine gözlerim doldu.&lt;br /&gt;Allah bütün çocukları korusun. Çocuklarımıza sahip çıkalım, gözümüzün önünden ayırmayalım.&lt;br /&gt;Etrafta gözle görülemeyen sakatlığa sahip yaratıklar dolaşıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116257277063433670?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116257277063433670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116257277063433670' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116257277063433670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116257277063433670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/11/durum-byle-olmamalyd.html' title='Durum böyle olmamalıydı'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116195167079899417</id><published>2006-10-27T15:00:00.000+03:00</published><updated>2006-10-27T15:21:10.810+03:00</updated><title type='text'>Hoşgeldin Kayra Bebek :))</title><content type='html'>Eltim bu sabah doğum yaptı. Çok güzel bir kız bebek katıldı aramıza. Adı Kayra. Lara'nın kardeşi. Herkes çok mutlu ve heyecanlı.&lt;br /&gt;Baran bile gaza gelip, senin karnın da yine şişsin dedi:)) Kendisine Aslan yetmiyormuş!! gibi, bi kardeş daha istiyormuş:)) Sanki kardeşinin gelişi onu çok mutlu!! etmiş gibi:)) Oldu canım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blogum çok kötü gözüküyor şu an, biliyorum. Çicekli miçekli güzel bişeyler yapıyordum, ama bi türlü çıkaramıyorum. Biraz daha uğraşmam gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani tadilattayız şu an :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P.S. : Yaw herşeyi pembiş pembiş görmek ne güzel oluyormuş. Hele benim gibi mavi mavi bi dünyada yaşayan biri için:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116195167079899417?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116195167079899417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116195167079899417' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116195167079899417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116195167079899417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/hogeldin-kayra-bebek.html' title='Hoşgeldin Kayra Bebek :))'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116142936213306636</id><published>2006-10-21T13:54:00.000+03:00</published><updated>2006-10-21T14:16:02.146+03:00</updated><title type='text'>İyi Bayramlar</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/1600/Candy-1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/400/Candy-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bi tane de burdan buyrun:)&lt;/div&gt;Herkesin Bayramı Kutlu olsun. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116142936213306636?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116142936213306636/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116142936213306636' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116142936213306636'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116142936213306636'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/iyi-bayramlar.html' title='İyi Bayramlar'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116133542915425404</id><published>2006-10-20T11:30:00.000+03:00</published><updated>2006-10-20T12:39:08.553+03:00</updated><title type='text'>Yenilendim!</title><content type='html'>Geçen seneden beri saç rengimi değiştirmek istiyordum da, bi türlü cesaret edemedim.&lt;br /&gt;Aslan'a hamile kaldığımda balyaj vardı saçımda, fakat iyice uçlara doğru kaymıştı. Ben de ucundan kestire kestire, kendi doğal saç rengimde kaldım, hamileyim diye de boyatmamıştım.&lt;br /&gt;10 senenin sonucunda ilk defa saçımda boya olmadan kalmıştım.&lt;br /&gt;Doğal saç rengim, kuaförümün demesiyle koyu kumralmış. Ama bana nedense daha koyu gibi geliyor.&lt;br /&gt;Bi de Semih bu doğal halini çok sevdiği için, bi türlü yeni bişeyler yaptıramamıştım.&lt;br /&gt;Fakat dün daha fazla dayanamadım, gittim kuaförüme.&lt;br /&gt;Uzun tartışmalar sonucunda (möhim mesele ya), çok çok ince ve sık atılmış gölgede karar kıldık.&lt;br /&gt;Aslında benim istediğim sarıya yakın balyaj dı da, o, kendi rengim olduğu için önce doğal bişey yapalım dedi. Yani oreal vurmadan. Sonra aralara benim istediğimden atarmış.&lt;br /&gt;İşte uzun fikir alışverişi sonucunda onun dediği olsun dedim, ki normalde kuaförde hep benim istediğim olur. Yani adamın her hareketine maydanoz olur, müdahele etmeye çalışırım.&lt;br /&gt;O da şaşırdı tabii, benden "peki Kemal abi, senin dediğin olsun" cümlesi çıkınca:)&lt;br /&gt;Ve kafamı ona teslim ettim:)&lt;br /&gt;Sonuçtan çok memnun kaldık. Çok güzel ve doğal oldu. Bi dahaki sefere de onun söylediği şekilde aralara balyajları da atacağız.&lt;br /&gt;Mutlu mesut eve dönüp, fakat tam da tatmin olmamış bi Mercan olarak Aslan'ı da kapıp, Kızıltoprak'taki Alım'a götürdüm.&lt;br /&gt;Baran artık babasıyla berbere gittiği için, uzun zamandır uğramıyordum oraya.&lt;br /&gt;Aslan'ım da çok yakışıklı oldu:) O bebiş saçları gitti, küçük bi adam oluverdi.&lt;br /&gt;Fakat fiyatlar ne kadar da artmış. Küçücük çocuktan 25 ytl aldılar!&lt;br /&gt;Akşama babamız tarafından Aslan'ın saçları çok beğenildi. Benimkiler ise (tabii ki beklediğim gibi) beğenilmedi. Doğal hali daha güzelmiş falan filan...&lt;br /&gt;Ama kadınların doğasında var bu kocacım. Onlara işkence oluyor aynı saçla bi ömür geçirmek. Hadi uzunluğunu koruyoruz, kısaltmıyoruz. Ama rengini değiştirmemek, işte o olmuyor. Bünye istiyor değişikliği:)&lt;br /&gt;Ben valla sonuçtan çok memnunum. İyi gelliyor arada saç rengini değiştirmek:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116133542915425404?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116133542915425404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116133542915425404' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116133542915425404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116133542915425404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/yenilendim.html' title='Yenilendim!'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116102478605877832</id><published>2006-10-16T20:56:00.000+03:00</published><updated>2006-10-16T21:53:06.070+03:00</updated><title type='text'>Bu çocuklar kime benziyor?</title><content type='html'>Baran'a hamileyken, içten içe bana benzemesini dilerdim. Ne bileyim, benim erkek versiyonum nasıl olur diye merak ediyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama benzemedi. Babasına, hafiften andırıyor gibi olsa da, ona da çok benzemiyor. Yani Baran'ın kendine has bi tipi ve aşırı duyarlı ve duygusal olması nedeniyle de, kişiliği var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olabilir dedik. Çocuklar illa ki anne ya da babaya benzemek zorunda değiller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci hamileliğimde, ki içime bunun da erkek olacağı doğmuştu, yine aynı dileği diledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat Aslan'ı ilk gördüğümde, çok şaşırdım. Çünkü miniğimizin gözleri çekikti. Oysa ne benim, ne de Semih'in gözleri çekiktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele o punkçıların gibi dimdik duran saçları yok muydu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta şöyle bir aile olduk; Ne Baran bize, ne Aslan bize, ne de Baran ile Aslan birbirlerine benziyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renk olarak da ikimizin arası oldular. Ne benim kadar açık, ne de babaları kadar koyu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl komiklik, Ben çocuklarla beraber bir yere gittiğimde, onların kardeş olduklarına inanmamaları. Hatta benim de onların anneleri olmama. Herhalde beni dadıları filan sanıyorlar:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani hepimiz ayrı tellerden çalıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bakımdan gece ve gündüz kadar farklı oldukları için, tek dileğim, büyüdüklerinde iyi anlaşmaları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bu özellikleri nedeniyle iyi anlaşırlar. Ne de olsa zıtlar birbirini çeker ya:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız geçen gün Aslan'da şöyle bişey fark ettim. Aynı benim gibi uyuyor. Nasıl yatırırsam yatırayım, benim uyku pozisiyonumu alıyor.&lt;br /&gt;Yani şu an Semih'ten bir adım önde gözüküyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece  anlıyamadığım, hala! herkesin bizi gördüğünde, "ay bu çocuklar kime benziyor" diye sormaları:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de şu durum var tabii ki, "babasına çekmiş!", "aynı annesi!" durumları bizde hiç yaşan(a)mıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında kendilerine has olmaları hoşumuza gidiyor. Zaten ak ile kara kadar zıt iki insandan yine ak ile kara kadar farklı iki kardeşin olması normal değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta sağlıklı, akıllı ve yakışıklı oğluşlarım var. Başka ne dileyebilirim ki:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116102478605877832?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116102478605877832/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116102478605877832' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116102478605877832'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116102478605877832'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/bu-ocuklar-kime-benziyor.html' title='Bu çocuklar kime benziyor?'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116055991496844939</id><published>2006-10-11T12:30:00.000+03:00</published><updated>2006-10-11T12:45:14.980+03:00</updated><title type='text'>Düşünme Konuş!</title><content type='html'>Düşünüp de konuşursan yanlış orda işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşalt kafanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susturma beyninin içinden çıkanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaplama mantıkla çevresini, düşünce ile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasılsa öyledir elbet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğme, bükme, düzeltme onu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o zaman özgürsün esasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama “Düşün de Konuş!” yapınca, başın belada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen, sen olmaktan çıktın, olanı değil, olması gerekeni anlattın aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da Sen anlatamadın, rahatlayamadın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece yıkadın yağladın, pakladın, süsleyip salladın, içinden geleni değil de, duyulmak isteneni anlattın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KENDİNİ aldattın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neresi deşarj şimdi bunun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neresi dürüstlük kendine bunun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adı hassaslık oluyor, düşünceli olmak, nazik olmak deniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim için?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne için?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep başkası, başkaları için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya kendin için?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer SEN SEN olmazsan, kendin için hiç bir şey yapmazsan, senin için kim ne yapsın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen kendini rahatlatmazsan, sen kendini deşarj etmezsen, senin için kim yapsın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen elden gidersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etraf da bakar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etraf ne yapsın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereden bilsin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl bilsin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin içinde ne hapsettiğini, neden hapsettiğini neden bilmek zorunda olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koyver gitsin diyorum çok düşünme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinden geleni söylemekse derdin, düşünme söyle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman ayaktasın, o zaman rahatsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bencil ol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden BENcil olmak kötü olsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim kendine önem vermeden, kendini sevmeden, İYİ olabilir, İyi hissedebilir, yoluna devam edebilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'O'ncul olunca daha mı iyi sanki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BENi yürüten, ayakta tutan O mu sanki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değilse sorun yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama eğer öyleyse vay BENim halime!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman...Sen SEN ol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEN ben olayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da bırak, O olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes kendi gibi, kendi bildiği gibi olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes kendinden meshul, kendinden sorulur olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgür olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem kendi içinde özgür, hem dışında, hem beyninde özgür olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BENcil olmayı öğrendikçe BEN, işte o zaman BEN kırılmayacağım, BEN üzülmeyeceğim, BEN kuvvetli olacağım ve BEN ayakta duracağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben özgür, mutlu, özgüvenli, gülen olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne mi olacak? BEN yaşayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce BEN iyi olunca, varOLACAĞIM.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve işte o zaman BEN, benim gibilerle, kıskanmadan doyarak, sessizce anlaşan ortak olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu yazıyı ben yazmadım. Anneyiz.biz den YONCA TOKBAŞ'ın yazısı.&lt;br /&gt;         Fakat şu aralar böyle hissediyorum...&lt;br /&gt;         Hisslerim daha güzel ifade edilemezdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        ANLADIN MI? BEKLİYORUM HALA...ISRARLA.&lt;br /&gt;        NE OLDUĞUNU BİLİYORSUN...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116055991496844939?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116055991496844939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116055991496844939' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116055991496844939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116055991496844939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/dnme-konu.html' title='Düşünme Konuş!'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116029982486219839</id><published>2006-10-08T11:28:00.000+03:00</published><updated>2006-10-09T11:11:33.806+03:00</updated><title type='text'>Ç.Ö. ve Ç.S. korku filmleri</title><content type='html'>Hayatımı artık bu şekilde ayırıyorum, Ç.Ö. ve Ç.S. &lt;br /&gt;Yani çocuklardan önce ve çocuklardan sonra diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü,  çocuk olayı insanın hayatını tamen değiştiriyor ya. Değişen sadece koşullar, ortam, vs değil. İnsanın ruhu da tamen değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela değişen şeylerden bir örnek; bayılırdım ben eskiden  gerilim ve korku filmlerini izlemeye ( bu konuda teyzeme çekmişim:)). Yani eskiden dediğim, Ç.Ö.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koltukta öyle gerim gerim gerilmek, kalp atışlarımın hızlanması vs. çok hoşuma giderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlendikten sonra, durum bekarkenki gibi değişmedi. Çünkü bu tip filmleri izlemeye aynen yalnız bi şekilde devam ettim. Kocacığım kati suretle bu tip filmleri izlemez de:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son Baran'a hamileyken, Stephen King'in bi filmini, yabancı bi kanalda, chrismas nedeniyle 3 bölüm şeklinde 3 gece (gece 12 de başlıyordu) izlemiştim. Yine gerile gerile, bayıla bayıla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olduysa, çocuk sahibi olduktan sonra oldu. Yani Ç.S.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık bu tür filmlerin içinden seçmeye başladım (ki eskiden herrr korkuuyuuu izlerdim).&lt;br /&gt;İlk olarak kanlı manlı, doğramalı biçmeli olanları eledim. Sonra sapıkça işkence sahneleri içerenleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık bunları baştan sona kadar izleyemez oldum (sadece arada göz ucuyla bakıyordum:)).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele ki ikinci çocuktan sonra, iyice seyredemez oldum bu tipleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bünyemi zorlamayanlar artık sadece thriller tarzı (yani gerilmekten de bi türlü vaz geçemiyoruz:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerden geldim ben bu örneğe, söyleyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde bi gün, tv de "the cell" vardı. Genelde filme başlamadan önce, IMDb.com a girip, film hakkında bilgi ediniyorum. Özellikle türüne ve aldığı puana bakıyorum. Genelde yediye yakın, yedi ve üzeri puanlar alanları izlemeyi tercih ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"the cell" in de ne olduğuna baktım.&lt;br /&gt;Türü: polisiye, drama, fantastik, korku, bilim kurgu ve gerilim. 'Mercan, daha ne olsun' dedim kendi kendime. Gerçi puanı 6 idi. Ama olsun. Oyuncular fena değil ya, seyretmeye değer dedim( Jennifer Lopez ablamız ile Vince Vaughn abimiz başrollerde).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazır çocuklar da uyumuşken, Semih de PCnin başındayken, kuruldum TVnin karşısına.&lt;br /&gt;'Daha ne olsun' dedim demiştim ya, dakka bir, gol bir.&lt;br /&gt;Filmin başında, sanki Dali'nin bir tablosu canlandırılmıştı. Garip ötesi. J.Lo ablamız prenses kostümü içersinde, dalivari bi ortamda, ağaç kovuğunun içinde gizlenmiş bi çocukla konuşmaya çalışıyor.&lt;br /&gt;Ben tatlı tatlı seyrederken, çocuk böööö diye ortaya çıkıyor. Fakat suratı değişmiş, Buffy t. Vampir S. dekilerin suratına benzemiş.&lt;br /&gt;İçim bi tuhaf oldu.&lt;br /&gt;"Kızım dur", daha yeni başladı film dedim kendi kendime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraaa, J. Lo ablamız uyanıyor. Kablolara bağlanmış bi şekilde. Yanında da o çocuk, o da kablolara bağlanmış. Bunlar yan yana camlı bi laboruvatarın içinde, dışında da monitörlerden bunları takip eden bilim adamları.&lt;br /&gt;Anlıyoruz ki, ablamız doktor, ve bu bağalandıkları ıvır zıvırla, şizofreni hastası olan ve kendini dış dünyaya kapatmış olan çocuğun beynine girip, onu tedavi etmek istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ay, bu bilim kurguymuş Semih" der demez, şöyle bi sahne : Bi manyak, kaçırdığı kıza hem işkence yapıyor, hem videoya çekiyor, hem de... . Bunlar yetmezmiş gibi, bi de kendine bi takım aletlerle  işkence yapıyor. Off, çok iğrenç işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Semih de tam sahnesinde baktı. Bunları nasıl kaldırıyorsun diye sordu.&lt;br /&gt;Kaldıramadım ve zapladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama Mercan bu, 2 dk sonra yine aynı kanaldayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer de Vince abimiz sahnede. Kendileri FBI'den ve bu manyağın peşinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu manyak bi şekilde yakalanıyor, akıl sağlığı iyice elden gidiyor, kendisini dış dünyaya kapatıyor falan filan.&lt;br /&gt;Ama kaçırıp da, henüz öldüremediği kız halen kayıp olduğu için, polislerin onun kendisine gelmesini istiyorlar ki, kızı bulabilsinler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani, doktor J.Lo ile FBIci Vince, J.Lo'nun çalıştığı bilim merkezinde, bu manyak sayesinde biraraya geliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında buraya kadar herşey normal (yani bildiğimiz bir sapığın klasik kaçırma, işkence yapma ve yakalanma sahneleri).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne oluyorsa, bundan sonra oluyor. Ve bünyemin artık bu tip görüntüleri kaldırmadığını bi kez daha anlamış oluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahmin edildiği gibi, doktor hanım kızımız bu manyağın beynine giriyor.&lt;br /&gt;E bu zat da normal! bi şizofren değil ki. Manyak ki ne manyak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamın kafasında kovalamaca başlıyor.&lt;br /&gt;Önce sapığın çocukluğunu ve ondan da sapık babasının ona yaptıklarını vs izliyoruz.  Şizofren kişilerin ürkütücü hayal dünyasında geziniyoruz ve sonra da iğrenç, tüyler ürpertici sahneler başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ablamız idealist-hümanist doktor ya, ısrarla çocuğun peşinde. Başına gelmedik kalmıyor.&lt;br /&gt;Olaylar yine beni aşıyor ve geçiyorum başka kanala.&lt;br /&gt;Ama benim beyindeki şeytan dürtüyor sürekli geri zapla diye:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bakıyorum bi ara, J.Lo iyice kendinden geçmiş, artık dış dünyadaki doktorlar bile kurtaramıyor, sokuyorlar Vince abimizi de bu manyağın beynine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heromuz onu kurtaracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine iğrençlikler başlıyor ve ben bu sefer kesin bi zap yapıp, dönmeme kararı alıyorum. Dönmüyorum da. Çünkü o manyağın çocuk hali büyümüş, manyağın gerçek boyutlarını da aşmış, olmuş bi yaratık. Korktum da görüntüsünden (yaa ben aslında korkmazdım bu tip görüntülerden, nooluyo böyle ya:( ).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada sonunu da kaçırmamaya gayretliyim. O kadar zorladık ya bünyemizi, e sonunu da öğrenelim dimi yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habire saate bakıp, sonuna yaklaşıyor bu deyip, arada yine zaplıyorum ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca sonu şöyle, Vince abi bu manyağın beynindeyken, bi logo gibi bişey görüyor ve bunun biyeri işaret ettiğini çakıyor. Ablamızı zorla kurtarıp (ki ablamız bulunduğu yerde büyülenmiş gibi memnun halinden ve ortamından), dış dünyaya dönüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer doktorlar J.Lo nun kendine gelmesiyle uğraşırken, kahramanımız fırlayıp, diğer FBI ve polisleri de peşine katarak, bu manyağın kızları kaçırıp öldürdüğü sığnağa gidiyor.&lt;br /&gt;Kız kurtuluyor.&lt;br /&gt;Manyak zaten manyak olarak kalıyor.&lt;br /&gt;Jennifer ile Vince arasında bi aşk meşk olayı olmuyor ne yazık ki:(&lt;br /&gt;Ve film bitiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizdeki sahne de aynen bu:  "Semih'cğm saat 2 olmuş. Hadi yatalım"&lt;br /&gt;                                                      "Sen yat Mercan."&lt;br /&gt;                                                      "Sen de gel."&lt;br /&gt;                                                      "E sen yat ?!?"&lt;br /&gt;                                                      "...." (burada yüz ifadem konuşuyor)&lt;br /&gt;                                                      "Sen korkuyorsun. Yuhaahaahaa..."&lt;br /&gt;                                                      "E çok korkunçtu napiyim"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık çok mu korkunç, değil mi bilemiyeceğim. Ama kesin olan şu, artık seyredemiyorum bu tip filmleri eskisi gibi. Pardon yani Ç.Ö. seyrettiğim gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa bu Ç.Ö. ve Ç.S. bahane mi ne? Yaş ilerleyince mi daha hassas oluyor insan:(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116029982486219839?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116029982486219839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116029982486219839' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116029982486219839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116029982486219839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/ve-s-korku-filmleri.html' title='Ç.Ö. ve Ç.S. korku filmleri'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116022055159694027</id><published>2006-10-07T14:01:00.000+03:00</published><updated>2006-10-07T15:09:29.856+03:00</updated><title type='text'>Doğumgününden kısaca</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/1600/CIMG1317.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/320/CIMG1317.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir doğumgünü daha kutladık. Yıllar ne de çabuk geçiyor. Zaten zamanın hızla ilerlemesini çocuklardan anlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baran'ın doğumgünü bu sene de ramazana denk geldiği için, öyle büyük bi parti yapamadık. Biz bizeydik sevgili ailemle. Gerçi biz bizeyken bile 14 kişiyi buluyoruz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz aslında çok kalabalık bi aileyiz. Geçen yıllardaki doğumgünleri hep farklı günlerde 2-3 kere kutlanırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca italyan aileleri gibi hep kalabalığızdır. Yemekli, bol sohbetli, neşe içinde geçer toplantılarımız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baran bütün gün okulda olduğu için, Aslan da babaannesinin yanına havale :) edildiği için, hazırlanma sürem rahat geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben işlerimi bitirdikten sonra oğluşlarım döndü ve cicilerini giyip misafirlerimizi beklediler:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bol sohbetli, neşeli bi yemek oldu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İftardan sonra tabii ki pasta faslımız da vardı. Pastanın üstündeki mum sayısı arttıkça, çocuklarda hepsini söndüreceğim diye bi hırs oluyor galiba :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baran'la kuzinesi Lara bol bol azdılar. Aslan da onların hızına yetişebilmek için bol bol poposunun üstüne düşüverdi bütün gece:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi ara Lara'nın annesi, sevgili eltim kötü oldu. Kendisi 10- 15 gün sonra doğum yapacak ve o gece bayağı kasılmaları oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki kadın doğumcu olan kayınvalidem endişelenecek bi şeyin olmadığını söyledi de rahatladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bir doğumgününü daha kutladık canım oğlumun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116022055159694027?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116022055159694027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116022055159694027' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116022055159694027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116022055159694027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/doumgnnden-ksaca.html' title='Doğumgününden kısaca'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-116003346856184800</id><published>2006-10-05T10:22:00.000+03:00</published><updated>2006-10-05T10:31:08.573+03:00</updated><title type='text'>Bugün doğumgünü kutluyoruz</title><content type='html'>Bugün Baran'ımın doğumgünü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok seviyorum oğluşumu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman ne de çabuk geçiyor, beş yaşına bastı bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İyi ki doğdun, iyi ki varsın hayatımda. Seni çok seviyorum, canım benim, küçük adamım."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dip not: yarın artık anlatırım oğlumun partisini...:))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-116003346856184800?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/116003346856184800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=116003346856184800' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116003346856184800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/116003346856184800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/bugn-doumgn-kutluyoruz.html' title='Bugün doğumgünü kutluyoruz'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-115980469187843853</id><published>2006-10-02T18:39:00.000+03:00</published><updated>2006-10-03T08:11:11.333+03:00</updated><title type='text'>Gerçek yaşınız kaç?</title><content type='html'>Real age diye birşey varmış. Ben de yeni öğrendim. Bu, insanın gerçek yaşını gösteriyormuş.&lt;br /&gt;Gerçek yaşınızı &lt;a href="http://www.realage.com.tr"&gt;www.realage.com.tr&lt;/a&gt; sitesine girip öğrenebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu site, Dr. Mehmet Öz ve bi amerikalı doktor tarafından hazırlanmış, sağlıkla ilgili çok güzel bi site.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç sayfadan oluşan bir anket çıkıyor karşınıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğumtarihimi girdim, yaşım 30.8 hesaplandı. Güzel, zaten 31'e doğru gittiğimi biliyordum :(&lt;br /&gt;Sonra başladım soruları cevaplamaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstteki bi hanede yaşınız yazıyor, yanında da siz soruları cevapladıkça, hesaplanan gerçek yaşınız çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada bi bakıyordum ki, benim 30.8'in yanında 27.4 falan yazmaya başladı. Sonra 27'ye indi. Acayip sevindim gençleşiyorum diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taa ki son 'gıcık' sayfaya gelinceye kadar. Burada da ne kadar spor yaptığınız soruluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim evde zaten iki tane enerjik oğlan var, bi de spor mu yapacağım. Aslan'la bütün gün eğil kalk hareketleri. Kucağında taşıyarak ağırlık kaldırma hareketleri.&lt;br /&gt;Akşamları de Baran'la eşya getir götür hareketleri. Ben aslında bütün gün spor yapar durumundaymışım zaten  :)&lt;br /&gt;Sayelerinde düşmüşüm zaten ikinci doğumdan sonra 49 kiloya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat öyle bir cevap seçeneği göremediğim için, yapmıyormuşum gibi işaretlemek zorunda kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama sitedekiler buna çok önem veriyor gibi valla. Spor çok önemli tabii ki, sağlıklı yaşam vs açısından. Ama yapmıyoruz diye bu kadar da artar mı insanın yaşı birden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim güzel 27 yaşım oldu birden 32 ;(&lt;br /&gt;Herhalde spor da yapıyor olsaydık, 25'lere falan inecekti. Ühühü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Valla saymıyorum ben bu son sayfayı. Zaten kendimi hala 20'li yaşlarımda hissediyorum (Semih sakın gülme!!!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında en doğrusu bence insanın sağlıklı olması, kendisiyle barışık olması, kendisini iyi  hissetmesi. Gerisi fasa fiso.&lt;br /&gt;( Ama ben yine de 32'yi kabul etmiyoruuuummm :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-115980469187843853?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/115980469187843853/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=115980469187843853' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115980469187843853'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115980469187843853'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/gerek-yanz-ka.html' title='Gerçek yaşınız kaç?'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-115970866268215218</id><published>2006-10-01T15:39:00.000+03:00</published><updated>2006-10-02T10:07:32.850+03:00</updated><title type='text'>:((</title><content type='html'>Şu alttaki post ile haftanın ortalarında bi gün uğraşmıştım. Sonra beceremedim çıkmadı. Dün bi de baktım ki, kel alaka bi günde çıkıvermiş. Şaşırdım valla görünce. Demek ki kendi kendine de oluyormuş böyle şeyler. Semih tabii yine dalgasını geçti, 'HTML kursunu yükledim sana. Ne güzel de çalışmışsın' diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, ben Biyonik Kedi'nin başına gelenleri okuduktan sonra ve bu konuya bayağı üzülmüşken, bu postumu görünce, hiç hoşuma gitmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten de biyoniğin başına gelenler çok üzücü ve bu, anne baba olan herkesin başına gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence önemli olan, bir öğretmenin öncelikle karşısındaki çocuklarla güven bağı oluşturması. Çünkü bazı çocuklar kendi anne babalarından çok bütün gün beraber oldukları öğretmenlerini görüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben çocuklarımı kendim büyütmek istediğim için ve onları yabancı birilerine teslim etmeyi kıyamadığım için, mesleğime ara vermiş durumundayım.&lt;br /&gt;Fakat üzerine titrediğim Baran'ım şimdi sabah 7.30 da servise biniyor, akşam da 17.15 de eve dönüyor. Yani benden çok öğretmeniyle beraber.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan tabii ki endişeleniyor, acaba günü nasıl geçiyor, ters bi şey var mı yok mu diye.&lt;br /&gt;Gerçi gittiği okul konusunda doğru bir seçim yapmış olduğumuza inanıyorum. Ama yine de insan yüzde yüz güvenemiyor hiçbirşeye. Bi de biyonun başına gelenleri okuyunca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tip insanlar öğretmenlikten men edilmeli ki, çocuklarımız şiddete maruz kalmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gibi öğretmen müsveddeleri yine şiddet kullanarak yakayı bi şekilde ele veriyorlar.&lt;br /&gt;En kötüsü, sınıfta çocuğa psikolojik baskı yapanlar. Çocuk daha doğru düzgün ne olduğunu anlayamadan kendini bi şekilde kötü hissediyor. Öğretmeninden, arkadaşlarından, okuldan soğabiliyor. Ve bi yerde okumuştum, bu şekilde etkilenen çocuklar, içlerine attıkları için, kinle büyüyorlarmış. Herşeyden nefret eder durumuna geliyorlarmış.&lt;br /&gt;Brrr, düşünmek bile istemiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-115970866268215218?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/115970866268215218/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=115970866268215218' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115970866268215218'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115970866268215218'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/10/blog-post.html' title=':(('/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-115951058260307501</id><published>2006-09-29T09:14:00.000+03:00</published><updated>2006-09-29T09:16:22.630+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://www.bigoo.ws"&gt;&lt;img alt="MySpace Layouts"  border="0" src="http://images.bigoo.ws/content/image/miscellaneous/miscellaneous_156.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;p style="margin-top: 0; margin-bottom: 0"&gt;&lt;a href="http://www.bigoo.ws"/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-115951058260307501?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/115951058260307501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=115951058260307501' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115951058260307501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115951058260307501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/09/myspace-layouts.html' title=''/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-115920675967282173</id><published>2006-09-25T17:32:00.000+03:00</published><updated>2006-09-27T22:38:46.286+03:00</updated><title type='text'>Parfüm</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/1600/PARFUM.5.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/320/PARFUM.5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/1600/PARFUM.0.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çok sevindim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zaman önce okuduğum bir kitabın filmi çekilecekmiş. Gerçi kitaptan sinemaya uyarlanan filmler çok da iyi olmuyor. Fakat ben okuduğumu yine de izlemekten zevk alırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer uyarlanacak olan eser Patrick Süskind'in "Parfüm"ü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok zevk almıştım ben bu kitabı okurken. Bitirdikten sonra da 'bundan ne güzel film' olur diye de düşünmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransız tarihi var bu kitapta, ihtilal, aydınlanma, 18. yüzyıl. Aşk var, cinayet var, polisiye var, sanatçı var ve bir bireyin varolabilme çabası, toplum tarafından fark edilebilme arzusu var. Çünkü bu birey, zavallı insan, toplum tarafından dışlanmış bir deha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu deha, Grenouille, şansız bir şekilde dünyaya geliyor. Annesi doğumunda ölüyor. Onun da ölmesi bekleniyor, ama o, bütün felaketleri atlatıp büyüyor. Bir insandan çok bir hayvan gibi yetişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bir özelliği var. Koku duyusu müthiş gelişmiş biri. Taşın , tahtanın, hayvanların, insanların, her nesnenin, canlının kendine has kokusunu ayırt edebiliyor. Hem de taa uzaklardan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyor ki herşeyin bir kokusu var. Kokusu olmayan hiç bir şey yok... derken, kendinin kokmadığını, kendi kokusu olmadığını farkediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dehşetle insanların onu hor görmesini, görmemezlikten gelmelerini buna bağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve başlıyor kendi kokusunu aramaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara, parfüm üreten bir adamın yanında işe giriyor. Adam bundaki yeteneği anlayınca, onu parfüm yaptığı odaya koyuyor. Ve Grenouille başlıyor parfüm üretmeye. Bir parfümün içindeki maddelerin, parfümü sadece koklayarak iki saniyede içersinde, nelerin olduğunu anlayabiliyor. Ya da hangi maddeler, bitkiler biraraya gelirse müthiş bir koku ortaya çıkar biliyor. Tahlil yok, deney yok. Sadece kokluyor ve yaratıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam çok ünlü bir parfümcü oluyor. Ve cok da para kazanıyor. Fakat gerçekte kimse bunun Grenouille'nin başarısı olduğunu bilmiyor. Yani adam onu sömürebildiği kadar sömürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün, Grenouille anlıyor ki, insanların derisinden de sıvı koku elde edilebiliniyor. Ve cinayetler başlıyor (İnsanlardan nasıl koku elde ettiği kısımlar biraz ürkütücü, hatta iğrenç).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan derisinden yarattığı kokuları kendine sürüyor. Böylece diğer insanlar tarafından farkedildiğini sanıyor. Ve gerçekten de fark ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde elde ettiği kokular genç kızlardan oluyor. Çünkü el değmemiş genç kızların kokusu ona müthiş güzel geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki bir sürü şehir değiştirmek zorunda kalıyor. Çünkü devamlı aynı bölgede kalarak cinayet işleyemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyice kendini kaptırıp, dünyanın en güzel kokusunu yaratmak istiyor. Ve tabii ki bunun için en güzel kızı aramaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kızı buluyor. Fakat bu kız önemli birini kızı. Babası ya devlet adamı ya müfettiş ya da bişeydi. Hatırlamıyorum tam oraları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babası kızı, genç kız cinayetlerinden dolayı korumaya başlıyor, kız yine de kaçırılıyor. kovalamaca başlıyor. Koku elde ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada birsürü şeyler de oluyor. Grenouille artık koktuğu için bir birey halinde ya, önemli çevrelere giriyor. Bilim ve siyaset adamlarıyla birarada bulunuyor vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse, sonunda gerçekten de dünyanın en güzel kokusunu yaratıp, kendine sürüyor.&lt;br /&gt;Vee sokağa çıkıyor. Bu kokunun insanlar üzerindeki etkisini görebilmek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve çok geçmeden koku etkisini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda ne olduğu dehşet. Dudak uçuklayıcı. Belki okumak isteyen vardır. Yazmayayım sonunu.&lt;br /&gt;Ama filimde nasıl canlandırılacak, merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle bir kitap "Parfüm". Çok sevmiştim ben bu kitabı okurken.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-115920675967282173?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/115920675967282173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=115920675967282173' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115920675967282173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115920675967282173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/09/parfm.html' title='Parfüm'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-115901289241109470</id><published>2006-09-23T14:22:00.000+03:00</published><updated>2006-09-23T15:06:21.913+03:00</updated><title type='text'>Şebnem'in kutsal raporu</title><content type='html'>Nedir bu ya... Şebnem Schaefer'in bakirelik raporu (ve kendisi) her yerde karşıma çıkıyor. Sen bilmem kaç adamla nişanlan, şarkıcıların sevgilisi ol, ondan sonra da gözümüze sokar gibi raporunu salla. Bir de en son "ilişkisiz" ilişkisiyle 6 ay boyunca aynı evde yaşamış, ama hala bakireymiş. Buna nedense inanamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl saçma olan, bu konunun bu kadar uzatılması. Bakireysen bakiresin, değilsen değilsin. Bundan kime ne? Zaten senin evleneceğin adam senin camiandandır. Öyle bir adamın da bu gibi şeylere önem verdiğini sanmıyorum. Ha belki ünsüz, kafasındaki kalıplar dışına çıkamayan, kadında kişiliğinden çok "o" noktasına takmış olan, illaki 'eline erkek eli değmemiş' olan birini istiyorum diye tutturan biriyle evlenicekse, o zaman o raporu onun gözünün içine soksun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki ayrıntılı bir "e bu erkeklerle o zaman ne yaptın?" sorusunu aydınlatan dipnotuyla beraber sunsun o raporunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani sen adamlarla her haltı ye, iş o noktaya gelinceye kadar her tür akrobasiyi yap (eğer o noktada durduysa tabii), sonra da benim raporum var diye çık ortaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana ne, kime ne? Kendini bir zar parçasıyla değerlendiriyorsan ne mutlu sana, annene ve babana (ve tabii ki bununla kandıracağın müstakbel kocana). Ama bana ne...&lt;br /&gt;Gereksiz yere yordum kendimi şimdi Şebnem Schaefer'in raporuyla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-115901289241109470?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/115901289241109470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=115901289241109470' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115901289241109470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115901289241109470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/09/ebnemin-kutsal-raporu.html' title='Şebnem&apos;in kutsal raporu'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-115882587328493821</id><published>2006-09-21T10:00:00.000+03:00</published><updated>2006-09-22T15:45:34.016+03:00</updated><title type='text'>Şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk</title><content type='html'>Baran'ım artık okullu oldu :) &lt;br /&gt;Gerçi anasınıfında olduğu için henüz forma giymiyor, ama artık koskocaman bir okulda öğrenci. &lt;br /&gt;Pazartesinden beri her eve dönüşünde soruyordum, günün nasıl geçti, ne yaptınız diye. Ama karşımda eve döner dönmez oyuncaklarına saldıran bir erkek çocuğu olduğu için, ağızından pek laf alamıyordum. &lt;br /&gt;Sadece okulu gezdiklerini ve bir sınıfta bir sürü bilgisayar gördüğünü anlattı kısaca. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün gece, yatağa girdikten sonra, nihayet biraz daha bilgi vermeye başladı. Birkaç sınıf arkadaşının ismini söyledi. Sonra öğretmeninin onlara hep 'yerinize oturun' dediğini, ama onların kalkıp oynamak istediklerini söyledi. Niye oturmak zorunda olduğunu sordu bana. Eski yuvasında böyle birşey olmadığını, orada hep dolaşabildiğini de ekleyiverdi hemen. Lafın nereye geleceğini çok iyi bilerek bekledim. Ve geldi de sonunda :" Anne ben eski yuvamı özledim. Oraya gidemez miyim?" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ona gayet basit bir şekilde öğretmeninin onları 1. sınıfa alıştırmaya çalıştığını, bu yüzden sınıfında arada bir masa başında da oturmaları geerektiğini, oyun, etkinlik ve faaliyet dışında artık ciddi ciddi ders de göreceğini söyledim. Öğretmeniniz eğer masadan kalkmamanızı rica ediyorsa, o zaman sizi derse hazırlamak istiyordur dedim. Artık büyüdüğünü, uyması gereken kuralların biraz daha arttığını söyleyince de, konuyu hemen artık sıkıldığı için değiştirdi ve servisindeki bir çocuktan bahsetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk ondan büyükmüş ve Baran'ın kafasına vurup ona aptal diyormuş. Babasıyla ona bir iki fikir verdikten sonra yattı uyudu. Sonra Semih'le oturup konuştuk, hep derler ya, çocuk büyüdükçe dertler büyür diye, şimdiki minik halleri en güzel zamanları diye. Gerçekten de doğruymuş. Oysa bana bu yaşa kadar büyürken de bayağı zor gelmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat anlıyorum ki, o dönemler birşey değilmiş. Aslan'a bakıyorum da, onunla şu an tek derdimiz, yemeğini bitirmedi, yemedi, geç yattı, erken kalktı. Halbuki Baran'la artık başka bir boyuta geçmişiz. Oğlum daha ilk günlerde başkası tarafından itilip kakıldı. Ve önüne daha kimbilir ne çocuklar çıkacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Semih'le şuna karar verdik, onu mutsuz edecek olan şeylerin köküne gidip, olayları 'aman boşver, olur böyle şeyler' deyip geçiştirmemek. Birsürü şeyden nefret ederek büyümesini istemiyorum oğlumun. Şu an farkındayız ki ( daha önceden de farkındaydık) Baran fazla özgüveni olmayan ve duygusal bir çocuk, bu yüzden de kendisini çoğu zaman koruyamıyor. &lt;br /&gt;Fakat şimdiye kadar hep kendi yaşıtlarıyla beraber olduğu için, pek bir problem yaşamadık. Ama artık kendinden bayağı büyük olanlarla beraber olacak. Bu yüzden bir şekilde kendisini savunabilmesini ve özvarlığını koruyabilmesini öğrenmesi lazım. Bugün eve dönmesini iple çekiyorum. Bakalım kendince halledebildi mi sorununu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-115882587328493821?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/115882587328493821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=115882587328493821' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115882587328493821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115882587328493821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/09/imdi-okullu-olduk-snflar-doldurduk.html' title='Şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-115781490318824856</id><published>2006-09-09T16:04:00.000+03:00</published><updated>2006-09-22T15:34:40.736+03:00</updated><title type='text'>Hapimag</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/1600/CIMG1253.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/400/CIMG1253.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu sene de, yine tatile çıkmadan önce oturup uzun uzun düşündük, nereye gitsek diye.&lt;br /&gt;Canım kocacığımın bazı kriterleri vardır, tatil yeri ile ilgili. Bir kere kesinlikle gidilen yerde sabahtan akşama kadar güneşin altında tembel tembel yatılacak. Öyle gezelim, görelim, tatil beldemizi tanıyalım yoktur onun tatil anlayışı içersinde. Sonra özel bir koy olacakmış. Öyle tanımadığın tipler geçmeyecekmiş sürekli önünden. Sonra rüzgar sahilden denize doğru esecekmiş. Böylece su temiz kalıyormuş. Efendime söyleyeyim, bir de oda sayısı 300-400'ü geçmeyecekmiş. Yani öyle koskocaman bir tatil köyü olmasınmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda karar verip Sea Garden Bodrum'u seçtik. Hatta kociş odadan plaja çok yürümeyelim diye, sahile en yakın odalardan bir tanesini tutmuştu. Aslan'ı anneannesine bırakarak, Baran'ı aldık yanımıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sea Garden'e vardığımızda kociş pek bi mutlu oldu. Resepsiyon, yeşillikler içersinde bir otel, sahil derken, minicik bir yer gibi gözüktü gözümüze. Gibi diyorum, çünkü resepsiyondan kaldığımız yer ile ilgili ayrıntılı bilgi alırken, benim kocişin gözleri büyüdükçe büyüyordu. Meğer bizim kaldığımız yer bu tatil yerinin sadece otel kısmıymış. Bir de buranın bir village bölümü varmiş. Village bölümü taaa öteki koydaymış. İki koy arasında bir de mini Bodrum diye, içinde alışveriş merkezi, lokantaları, barları vs. bulunan bir bölüm varmış. Ha arada bir de üçüncü bir koy daha varmış. Veee bir yerden bir yere, mesela otelden village giderken shuttle'a binersek iyi olurmuş, çünkü mesafe yürünecek gibi değilmiş. Düşünsenize, bizim oradan shuttle'a biniyorduk, otel resepsiyonu, mini Bodrum, village resepsiyonu, village'in koyu derken, minik yolculuğumuz 15 dk sürüyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocacığım tabii ki ilk başta burnundan soludu. Ben her gün shuttle'a mı bineceğim. Gele gele kocaman bir yere geldik. Ben yürümek istemiyordum vs. Fakat village deki koy tam da onun istediği gibiydi. Rüzgar arkasından esiyordu ve su berrak ötesiydi. Sanki içme suyu gibi duruydu. Otel kısmındaki koy biraz dalgalı ve sahili ufak olduğu için her gün öteki tarafa gittik. Hem oranın tesisi, havuzu ve kids club'ı tam Baran'a göreydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şey dikkatimizi çekti. Kalanların çoğu birbirlerini tanıyorlardı. Sanki hep orada kalıyorlarmış gibi. Biz de merak edip bir görevliye sorduk. Meğer village kısmı sadece devremülk imiş. Bu yüzden de biz yer ayırtırken sadece otel kısmından haberdar idik. Yani village bölümünün ülke içinde tanıtımı yokmuş. Ülke içinde diyorum, çünkü Sea Garden bir Hapimag tesisi. &lt;br /&gt;Hapimag da İsviçreli'lere ait bir şirketmiş. Birsürü ülkede böyle devremülkler varmış. Buradan hisse satın alıyorsunuz ve buna karşılık belli puanınız oluyor. Bu puanlara göre de (ödediğiniz miktara göre) istediğiniz kadar haftayı yıl içersinde, yine sizin seçtiğiniz ayda, istediğiniz ülkede kullanabiliyorsunuz. Yani sizin bir devremülkünüz oluyor, fakat yıl içersinde kullanıcağınız ayı, ülkeyi siz belirliyorsunuz. Bu yüzden bizim kaldığımız yerdeki devremülkçülerin çoğunluğu yabancıydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiyeden alanlar ise bizim gibi tatil yapıp da bu sistemden haberdar olanlarmış. Kocişin ilgisini hemen çekiverdi bu olay ve gitti Hapimag'ın buradaki temsilcisi Bilge hn ile görüştü. Kataloglar, broşürler ve listeler alıp, güzel bir tatilin ardından döndükten sonra burada oturup bu uluslararası Hapimag devremülk olayını inceledik. Bayağı da aklımıza yattı. Sevgili kayınvalideme de bu olaydan bahsedince, o hiç düşünmeden bizden önce davranıp hisse satın aldı. Şimdi önümüzdeki yıl için 3 haftası var. Kendisi önümüzdeki yaz sevgili kayınpederim ile Sea Garden Bodrum'a gidecekmiş. Birer hafta da bize ve kayınpederim ile eltime verdi. &lt;br /&gt;Biz de kocişle beraber, çocukları büyükannelerine bırakıp, bu hakkımızı seneye yazın ya da baharda yurtdışındaki bir Hapimag'da kullanmayı düşünüyoruz. Bakalım nasıl olacak. Şimdiden tatil özlemine giriverdim :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-115781490318824856?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/115781490318824856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=115781490318824856' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115781490318824856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115781490318824856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/09/hapimag.html' title='Hapimag'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-115755694851023600</id><published>2006-09-06T18:25:00.000+03:00</published><updated>2006-09-22T15:42:30.940+03:00</updated><title type='text'>Artık okula başlayalım</title><content type='html'>Gün sayıyorum gün. Şu 18 Eylül bir gelse de Baran artık okula başlasa. &lt;br /&gt;İlk göz ağırım benim artık okullu oldu. Gideceği ilkokulun anasınıfına başlayacak . Fakat havanın bozmasıyla yazlıktan dönünce, onu evde oyalamak çok zor oldu. Sabah kalktığı andan itibaren akşam yatana kadar bahçede oynayan çocuk birden dört duvar arasına girince, haliyle sapıtıverdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük Aslan'ım için nerede olduğu pek farketmiyor. O henüz yürümeye başladığı için, bunun keyfini çıkartıyor. &lt;br /&gt;Ama abisini şu sıralar mutlu etmek çok zor. Şimdiki çocuklarda zaten genel bir can sıkıntısı gözlemliyorum. "Canım sıkılıyor" u ne kadar çok ağızlarına doladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odası, bir oyuncakçı dükkanı açabilecek kadar oyun, oyuncak ve boya malzemeleri ile dolu olmasına rağmen, yapacak bir şey bulamıyor. Bazı oyuncakla da en fazla bir iki kere oynamışlığı var yani. Buna rağmen sürekli bir tatminsizlik söz konusu. Acaba erken yaşta yuvaya başladığı için mi böyle bu çocuk diye sorup duruyorum kendime. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz onu sosyalleşsin diye oyun gruplarına götürdük. Beyefendi kendi kendine oynamasını bilmiyor. Dün yine "beyefendinin" canı sıkıntıdan patlarken, havanın da güzel olmasıyla caddede biraz dolaşalım dedim ve anneanneyle buluşarak, turlamaya başladık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minik Aslan'ım çok usluydu maşallah. Saatlerce pusette oturmasına rağmen gıkı bile çıkmadı yavrumun. Fakat Baran'ın performansı yine yerindeydi. Oyuncak diye tutturdu. Tabii ki almadık. Onun yerine anneannesi ona bir okul çantası almak istedi. Gidip çantalara baktık. Tabii ki Action men, Supermen gibi çantalar yerine hayranı olduğu SpongeBob'u seçti. &lt;br /&gt;Ben ise çantaları incelerken kendimden geçtim. İnsanın tekrar öğrenci olup okula gidesi geliyor, kırtasiye malzemelerine ve çantalara bakarken. Özellikle Baran'ın seçtiği çantaya bayıldım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Becerebilirsem resmini buraya koyacağım. Mutlu mesut eve döndükten sonra, Baran bu sefer çok dolaştığımızı, bu yüzden bacaklarının ağırıdığından şikayet etti. Zor valla zor, zamane çocuklarını mutlu etmek çok zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/1600/CIMG1304a.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1980/3716/320/CIMG1304a.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-115755694851023600?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/115755694851023600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=115755694851023600' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115755694851023600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115755694851023600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/09/artk-okula-balayalm.html' title='Artık okula başlayalım'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-33805538.post-115731046787753723</id><published>2006-09-03T22:06:00.002+03:00</published><updated>2006-09-04T17:09:44.290+03:00</updated><title type='text'>Merhaba :)</title><content type='html'>Blog okumayı çok seviyorum. Hele iki çocukla genelde evde oturunca, bilgisayarın karşısında saatler geçirebiliyorum. Uzun zamandır istemişimdir hep bu blog olayına girmeyi.&lt;br /&gt;Ama nasıl kıvırırım, ne yaparım, becerebilir miyim diye uzun zamandır sadece sıkı bir okuyucu olarak kaldım.&lt;br /&gt;Ta ki bir gece bir de bakmışım ki, benim kociş kendine bir blog sayfası kuruyor. Hemen bitiverdim yanında "ben de ben de isterim" diye.&lt;br /&gt;Böylece ilk açılışımı onun sayesinde yapmış oldum. Bakalım kimlere ulaşabileceğim, kimler beni okuyacak ...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33805538-115731046787753723?l=redmercan.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://redmercan.blogspot.com/feeds/115731046787753723/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=33805538&amp;postID=115731046787753723' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115731046787753723'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/33805538/posts/default/115731046787753723'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://redmercan.blogspot.com/2006/09/merhaba.html' title='Merhaba :)'/><author><name>Mercan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04054058600632527271</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10766454611268317043'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry></feed>